İş Hayatında Yeni Dönem: Uzaktan Çalışma – Tüm Hukuki Yönleriyle

İş Hayatında Yeni Dönem: Uzaktan Çalışma – Tüm Hukuki Yönleriyle

Koronavirüs sebebiyle evlere kapanma olayı Türk iş dünyasını çok alışık olmadığı “uzaktan çalışma” “evden çalışma” gibi yeni kavramlarla tanıştırdı. Uzaktan çalışma şu an gündeme oturmasına rağmen 4857 sayılı İş Kanunu’na (“Kanun”) eklenen maddelerle aslında 2016 yılından itibaren yürürlükteydi.


Avrupa’da çok yerleşik bir sistem olan bu uzaktan çalışma konsepti işverenler açısından maliyet azaltırken (çalışanın yol masrafı, ofis içi elektrik, su vb. kullanımlar, ofiste çalışan sayısının çokluğu ile artan işyeri alanı ve buna bağlı kira gideri vs.) çalışan açısından da işini dilediği ortamdan yapabilmesine imkan vermekte. Böylece iş verimliliğini her iki taraf için de artmakta ve çalışanın özel hayatına zaman ayırması kolaylaşmakta…


Bu yazım ile gündem maddesi uzaktan çalışmaya hukuki açıdan bir göz atmak isteriz.


I. Uzaktan Çalışma Nedir?


Uzaktan çalışma, bilgisayar teknolojisinin ve haberleşme ağlarının gelişimi ile birlikte elektronik, bankacılık, sigorta, haberleşme, basın-yayın ve ticaret sektöründe ortaya çıkmıştır. Bu sistemde, çalışanın kendi evinde veya kendi istediği herhangi bir alanda, işverenin doğrudan bir yönetim/yönlendirme ve denetimi olmaksızın işini görmektedir.


İnternet ağlarının ve mobil telefon kullanımının artması ile uzaktan çalışma yönteminin uygulanabilirlik kabiliyeti daha da kolaylaşmıştır. Günümüz teknolojik gelişmelerinin yaratmış olduğu küresel ortam, artık iş hayatının bazı kalıpların dışına çıkmasına sebep oldu ve bu da kanuni düzenlemelere yansıdı diyebiliriz.


Uzaktan çalışma, Kanun’un 14. maddesinde düzenlenmiştir. Kanun madde 14/4 şu şekildedir:


Uzaktan çalışma; işçinin, işveren tarafından oluşturulan iş organizasyonu kapsamında iş görme edimini evinde ya da teknolojik iletişim araçları ile işyeri dışında yerine getirmesi esasına dayalı ve yazılı olarak kurulan iş ilişkisidir.”


Bu şekilde çalışanlar, çalışma sürelerini kendilerine göre ayarlayabilmekte (işin veya hizmetin aksamaması şartıyla) işverenin bire bir gözetim ve denetimi olmaksızın mal veya hizmet üretimini gerçekleştirebilmektedir.


II. Uzaktan Çalışmanın Kanun Açısından Değerlendirilmesi


Bilindiği üzere Kanun’da iş sözleşmenin tarafları olan işçi ve işveren açısından bir takım yükümlülükler söz konusudur. Örneğin; ücret, iş görme, özen ve sadakat gibi kanunun taraflara yüklediği bir takım sorumluluklar vardır. Peki, uzaktan çalışma halinde bu yükümlülükler ile ilgili nasıl bir düzenleme öngörülmüştür?


Kanun madde 14/5 :


Dördüncü fıkraya göre yapılacak iş sözleşmesinde; işin tanımı, yapılma şekli, işin süresi ve yeri, ücret ve ücretin ödenmesine ilişkin hususlar, işveren tarafından sağlanan ekipman ve bunların korunmasına ilişkin yükümlülükler, işverenin işçiyle iletişim kurması ile genel ve özel çalışma şartlarına ilişkin hükümler yer alır.”


Uzaktan çalışma halinde de Kanun’un çalışan (işi bizzat görme borcu, işverenin talimatlarına uyma borcu, sadakat borcu, rekabet etmeme borcu) ve işverene (ücret ödeme borcu, eşit işlem yapma borcu, iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerini alma borcu) yüklediği sorumlulukların tamamı yürürlükte olacaktır.


Önem arz eden bir diğer konu ise, iş için gerekli olan araç ve malzemelerin temininin nasıl olacağı, uzaktan çalışan çalışan açısından gerekli malzemelerin kim tarafından sağlanacağıdır. Özel kanun niteliğinde olan İş Kanunu’nda buna ilişkin herhangi bir ibare düzenlenmediği için genel hükümler ihtiva eden 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’na (“TBK”) bakmak, sorumuzun cevabı açısından bize yol gösterecektir.


TBK’nın “İş Araç ve Malzemeleri” başlıklı 413. maddesinde 2 olasılıklı bir değerlendirme yapılmıştır:


“(1) Aksine anlaşma veya yerel âdet yoksa, işveren işçiye bu iş için gerekli araçları ve malzemeyi sağlamakla yükümlüdür.(2) İşçi işverenle anlaşarak kendi araç veya malzemesini işin görülmesine özgülerse, aksianlaşmada kararlaştırılmadıkça veya yerel âdet bulunmadıkça işveren, bunun için işçiye uygun bir karşılık ödemekle yükümlüdür.”


Sonuç olarak kural, işverenin araç ve malzeme temin etmesidir fakat mevzuat, çalışanın işverenle anlaşarak araç ve gereç teminini kendi sağlaması durumunda, kural olarak buna ilişkin belli bir ücretin işçiye ödenmesi gerektiğini söylemektedir. Fakat iş sözleşmesinde farklı bir ibare olması durumunda, kararlaştırılan kural yürürlükte olacaktır.


III. Uzaktan Çalışmanın İş Sağlığı ve Güvenliği Açısından Değerlendirilmesi


Uzaktan çalışma sisteminin uygulanması halinde çalışanın olası bir iş kazası yaşamaması için alınması gereken önlemler nasıl olacaktır?


Kanun bu konuda da bir düzenlemeye yer vermiştir. Özellikle çalışan açısından talihsiz kazaların yaşanması çalışma hayatında kaçınılmaz bir vaka olarak karşımıza çıkmaktadır. Kanun koyucu, uzaktan çalışma halinde bile işverenin iş sağlığı ve güvenliği konusunda kendisine yüklenen sorumluluğun aynen devam edeceğine işaret etmektedir.


Kanun madde 14/6’da şu söylenmektedir:“İşveren, uzaktan çalışma ilişkisiyle iş verdiği çalışanın yaptığı işin niteliğini dikkate alarak iş sağlığı ve güvenliği önlemleri hususunda çalışanı bilgilendirmek, gerekli eğitimi vermek, sağlık gözetimini sağlamak ve sağladığı ekipmanla ilgili gerekli iş güvenliği tedbirlerini almakla yükümlüdür.”


Kanun, bu türden bir çalışma sisteminin baz alındığı iş ilişkilerinde ayrımcılık yasağını da düzenlemiş bulunmaktadır. Kanun’un önem verdiği konuların başında gelen ayrımcılık yasağı, uzaktan çalışma halinde bile olası ayrımcılıklara karşı önlem amacıyla düzenleme yapma gereği duymuştur.Kanun madde 14/6; ilk paragraf şu şekilde düzenlenmiştir:

“Uzaktan çalışmada işçiler, esaslı neden olmadıkça salt iş sözleşmesinin niteliğinden ötürü emsal işçiye göre farklı işleme tabi tutulamaz”.


IV. Sonuç


Uzaktan çalışma biçimi, 06.05.2016 tarih ve 6715 Sayılı Kanun’un 2. maddesiyle Kanun madde 14’e eklenen fıkralarla çalışma hayatımıza resmen girmiştir.


Söz konusu madde hükmünün, çalışma sistemimize yeni girmiş olması, hangi işlerde uzaktan çalışmanın yapılacağı, hangilerinde yapılamayacağı konusundaki belirsizliklerin giderilememiş olması ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından henüz herhangi bir yönetmeliğin çıkarılmamış olması, uygulamada bir takım anlaşmazlıkların yaşanmasına sebebiyet vermektedir. Fakat küreselleşen günümüz dünyasında artık zaman ve yer kavramlarının farklı bir boyuta evrilmesiyle birlikte uygulamada “Home Office” diye tabir edilen çalışma sisteminin daha da yaygınlaşacağı bilinen bir gerçek olarak karşımıza çıkmaktadır.


Av. Oğuz Kara

(kara@oguzkara.av.tr)

Languages »