Avukatlık Kanunu’nda Neler Değişti?

Avukatlık Kanunu’nda Neler Değişti?

15.07.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7249 sayılı Avukatlık Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (“7249 sayılı Kanun”) ile 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nda (“Avukatlık Kanunu”) köklü değişiklikler yapılmıştır. Bu yazımızla birlikte yapılan değişikliklerin neler olduğuna, 7249 sayılı Kanun’a bir göz atmak isteriz. Yapılan değişiklikler başlıklar halinde şu şekildedir:


1. Çoklu Baro sisteminin yürürlüğe girmesi,

2. Avukatların kılık kıyafeti ile ilgili düzenlemelerin yürürlüğe girmesi,

3. Baro aidatı ile ilgili düzenleme,

4. Baro seçimleri ve delege temsili,

5. Avukatlık ortakları ile ilgili düzenlemeler.


Söz konusu düzenlemelerin neleri içerdiğine ilişkin detaylı açıklama yapmak isteriz.


1. Çoklu Baro Düzenlemesi


7249 sayılı Kanun ile yapılan en önemli değişikliklerden biri “çoklu baro” sisteminin yürürlüğe girmesi olmuştur.
Avukatlık Kanunu’nun 77. maddesine eklenen cümlelerle artık, 5.000’den fazla avukat bulunan illerde asgari 2.000 avukatla bir baro kurulabilecektir. Bu düzenleme ile güdülen amaç, baroların parçalanması ve siyasi irade üzerindeki etkilerinin kırılmasıdır.

Siyasi irade esasında baroları kendi varlığı için bir tehdit unsuru olarak gördüğünden ve özellikle 3 büyük il olan İstanbul, Ankara ve İzmir’de üye avukat sayısının hiç de azımsanamayacak boyuta ulaşmıştır.
Baroların mevcut hali birçok eleştiri almaktadır. Zira, birçok üyeyi içinde barındırmalarına rağmen, salt kendilerine oy veren ve hatta yönetimde yer alan avukatların düşünce ve yaklaşımları doğrultusunda kararlar alınmakta ve alternatif fikirler değerlendirilmemektedir.


Çoklu baro sisteminin getireceği avantajlardan birisi baroların tekel gücünün kırılmasına imkan tanınmış olacak ve bu şekilde tekelleşmeden kaynaklı sorunlar minimize edilebilecektir.


Diğer yandan, çoklu baro sisteminin hayata geçirilmesi noktasında acele bir tutum sergilendiği görülmektedir. Zira, getirilen değişiklik esasında baroların siyasi bir kimlik kazanmasına sebep olabilecektir. Baroların birer meslek örgütü değil de kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşu olmaları da tabiatları gereği dernek, vakıf veya siyasi parti yaklaşımına uygun değillerdir.


Avukat sayısı 5.000’in üzerinde olan illerde en az 2.000 avukatla baro kurulabilecek demiştik. Peki, süregelen zamanda baro üye sayısı azalırsa ne olacak? Yeni kurulacak barolarda avukat sayısının 2.000’in altına düşmesi hâlinde Türiye Barolar Birliği (“Birlik”), asgari avukat sayısının 6ay içinde sağlanmasını yazılı olarak ilgili baroya bildirecek ve verilen süre içinde eksiklik giderilemezse baronun tüzel kişiliğine Birlik tarafından sona erdirilecektir. Tüzel kişiliği sona eren baronun tasfiye işlemleri son yönetim kurulu tarafından Birlik’in denetim ve gözetiminde yapılacak ve kalan malvarlığı Birlik’e geçecektir. Fakat bu düzenleme sanki barolar birer vakıfmış gibi bir uygulamaya tabi tutulmaktadır. Bu düzenlemeler ne yazık ki avukatlık mesleğiyle bağdaşmamaktadır.


2. Avukatların Kılık Kıyafetleri


7249 sayılı Kanun’un 7. maddesiyle birlikte Kanun’un 49. maddesinde düzenlenen avukatların kılık kıyafetleri ile ilgili değişiklik yapılmıştır. Söz konusu değişiklikle avukatların duruşma esnasında cübbe giyme zorunluluğu devam etmekle birlikte, avukatlara, staj dönemi de dahil olmak üzere, baro ve Birlik’in iş ve işlemleri ile mesleğin icrası kapsamında kılık ve kıyafetle ilgili herhangi bir zorunluluk getirilemeyeceğine dair hüküm getirilmiştir. Öncelikle hükmün kötüye kullanıma açık olduğunu belirtmek isteriz. Esasında avukatlık mesleği bir kamu hizmetidir ve saygınlığı hak eden bir meslek olduğundan, bu saygınlığın yine mesleğe mensup olan üyeleri tarafından zedelenmemesi gerekmektedir.

Giyim konusunda bir serbestinin getirilmesi olumlu olmakla birlikte avukatlık mesleği ile ve meslek etik değerleriyle bağdaşmayacak bir tutum sergilenmemesi önem arz etmektedir. Belki de kılık kıyafet konusunda genel bir çerçeve çizilmiş olsaydı, düzenleme tartışmaya mahal vermeyecekti.


3. Baro Ödemeleri

Baro ödemeleriyle ile ilgili şu şekilde bir düzenleme yapılmıştır; mesleğin ilk 5 yılında bulunan avukatlar için baro keseneğinin tamamı değil de yarı oranında kendilerinden alınmasına karar verilmiştir.


Bu maddeyle birlikte kanun koyucunun temel amacı avukatların ekonomik yükümlülüklerini hafifletmektir. Ancak, birçok avukatın ekonomik durumunun iyileştirilmesi adına daha fazla adım atılmaıs gerekmektedir. Özellikle avukatlık asgari ücret tarifesindeki miktarların düşük olması, CMK ve adli yardım ücretlerinin miktarlarının çok az olması ve çok geç ödenmesi, stajyer avukatlara maaş ödenmemesi gibi konularda adım atılması gerekmektedir. Zira, avukatların halihazırda içerisinde bulunduğu ekonomik zorluklar ve özellikle Covid-19 salgının avukatlarda yarattığı ekonomik tahribatlar çok büyüktür.


4. Baro Seçimleri


Baro seçimleri ve Birlik’te il barolarını temsil edecek delege sayılarında da değişiklikler yapılmıştır. İlgili düzenleme şu şekildedir:


“Görev sürelerine bakılmaksızın tüm barolarda baro başkanlığı, yönetim, disiplin ve denetleme kurulu üyelikleri ile Türkiye Barolar Birliği delege seçimleri 2020 yılı Ekim ayının ilk haftasında; Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı, yönetim, disiplin ve denetleme kurulu üyelikleri seçimleri ise 2020 yılı Aralık ayı içinde yapılır.”


Bu düzenleme ile il barolarındaki seçimler bu yılın Ekim ayında, Birlik seçimleri ise bu yılın Aralık ayında yapılacaktır. En önemli düzenleme ise delege seçimi ile ilgili yapılan değişikliktir. Yeni düzenleme ile Baro genel kurullarınca her 5.000 üye için birer delege seçilecektir. Bir başka düzenlemeyle nisbi temsil adı altında, seçilme yeterliliğinin altında oy alan grupların da temsilci bulundurmasının da imkanı doğmuştur. düzenlemenin temsilde adalet ile bağdaşmadığını da belirtmek isteriz.


5. Avukatlık Ortaklıkları


Avukatlık ortağı şeklinde çalışan hukuk büroları için getirilen düzenlemenin amacı aslında çoklu baro sistemine uyum ile ilgilidir. Çoklu baro sisteminin devreye girmesiyle birlikte yaşanabilmesi muhtemel karışıklıkların giderilmesi ve yeni düzenlemenin sisteme entegre edilmesi amacıyla farklı barolara üye olan avukatların da birleşerek avukatlık ortağı şeklinde çalışabileceği belirtilmiştir. Bu düzenleme oldukça yerindedir. Zira, uygulamada birçok avukat kendi aralarında anlaşarak şehir dışında iş takibi yaparken bu düzenleme ile yasal altyapı sağlanmak istenmiştir. Ve sadece aynı baroya üye olan kişilerin birlikte çalışabileceği bir düzenlemenin sisteme uygun olmayacağı düşüncesiyle, bu düzenleme meydana getirilmiştir.


6. Diğer Konular


Diğer düzenlemeler ise çoğunlukla çoklu baro sistemine uyum adı altında yapılan değişiklikleri kapsamaktadır. Bu yolla adli yardım noktasında, birden fazla baronun bulunduğu illerde adli yardım bürosu, baroların eşit olarak temsili esas alınarak oluşturulacaktır. Büroda görevlendirme, o ildeki avukatlar arasında eşitlik gözetilerek yapılacaktır. Bu kapsamdaki diğer değişiklikler ise; tüketici hakem heyetlerine üye görevlendirilmesi, hal hakem heyetlerine üye görevlendirilmesi, denetimli serbestlik hizmetlerinde koruma kurullarına temsilci görevlendirilmesi hususlarında, tıpkı adli yardım sisteminde olduğu gibi baroların eşit olarak temsili esas alınarak görevlendirme yapılacağı düzenlenmiştir. Bu düzenlemelerin de çoklu baro sistemi özelinde yapılan değişikliklerden biri olduğunu belirtmek isteriz.
Görülüyor ki 7249 sayılı Kanun’un çıkarılma amacının aslında çoklu baro sistemini hayata geçirmek olduğu, diğer düzenlemelerin daha çok tali nitelikte olduğu açık bir şekilde ortaya çıkmaktadır.


Av. Oğuz Kara

(kara@oguzkara.av.tr)

Languages »