Blockchain ve Malta

Blockchain ve Malta

Kripto paraya dayalı yatırımlar artmaktayken, kripto paranın altyapısı oluşturan blockchain ve buna dayalı yatırım teşvikleri Malta’da hız kazandı. Birçok yatırımcı Malta’da blockchain temelli yatırımlar yaparken Malta çözüm ortağımız Jonathan Galea desteği ile hazırladığımız bu bilgi notumuzu paylaşmak isteriz.


Blockchain (block zinciri) Teknolojisi Nedir?


Blockchain, son zamanlarda popülerliği artan ve dünya gündeminde uzunca yer edinen, kripto veya elektronik para olarak nitelendirilen bitcoin ve benzeri sanal para birimlerinin arkasındaki algoritmayı ve veri sistemini oluşturan bir teknolojidir.


Daha kapsamlı olarak açıklamak gerekirse, günümüzde bankalar aracılığıyla artık ulusal veya uluslararası para transferleri çok rahatlıkla yapılabilmektedir. Bu para transferlerinde her bir adım bir bloğu oluşturmaktadır. Örneğin göndericinin kişisel bilgileri, gönderi tutarı ve aynı şekilde karşı tarafın bilgileri, bu algoritmada birer blok olarak adlandırılmaktadır. Güvenlik amacıyla bu bloklar şifrelenir ve asla değiştirilemez hale getirilir. Bu bloklar ilgili transfer ağındaki herkese gönderilir ve herkeste aynı kriptolaştırılmış bilgiler bulunur.


Blockchain teknolojisi de bir resmi veya özel kurum tarafından denetlenemeyen veya kaydı tutulamayan yani merkezi kayıt defteri bulunamayan bir teknoloji olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu noktada altı çizilmesi gereken konu ise blockchain teknolojisinin bir merkeziyetsizleştirme politikası benimsemesidir. Bu politika sayesinde bireyler denetimden muaf bir şekilde rahatlıkla para akışlarını ve kayıt defterlerini kontrol edebilmektedir. Fakat bu durum bireyler için ne kadar avantajlıysa devletler için ise o kadar dezavantajlıdır. Çünkü denetleme sistemi tamamen ortadan kalkmaktadır.Bu bilgileri verdikten sonra, sanal para olan ve blockchain teknolojisinin bir yansıması olarak karşımıza çıkan bitcoini tanımlamak faydalı olacaktır.


Bitcoin nedir?


Bitcoin; blockchain teknolojisinin sağladığı merkeziyetsizleştirme politikasından faydalanan, bir merkezi otoritenin sınırları dışında çalışan ve işlemlerini gerçekleştirirken anonim olarak faaliyet yürüten, veri işleme politikasını bu çerçevede planlayan yeni nesil dijital para birimidir. Pek tabi dünya üzerindeki tüm para birimlerinin birer merkez bankası bulunmaktadır. Fakat bitcoini değerli kılan da bu sistemden bağışık olmasıdır.


Dağıtık Defter Teknolojileri (Distributed Ledger Technologies) (“DLT”) Nedir?


Dağıtık defter teknolojisi; dağıtılmış bir defterde, kişinin takip etmek istediği gerçeklerin listesi sadece tek bir merkezi yerde depolanmaz. Bunun yerine, aynı deftere ait birden fazla kopya farklı taraflarca aynı anda tutulur. Başka bir deyişle, bir kavram olarak defterler mantıksal olarak üniter olsa da, dağıtılmış bir defter fiziksel olarak merkezden uzaklaştırılmıştır. Dijital olarak temsil edilen varlıkların veya bilgilerin eşler arası bir ağ üzerinden oluşturulmasını ve aktarılmasını doğrulamak için şifreleme algoritmaları kullanılarak paylaşılan (“dağıtılmış” veya “merkezi olmayan”) dijital defterlerdir.


Bu kriptolama, verinin paylaşılması için geliştirilmiş uçtan uca “Peer To Peer – P2P” olarak isimlendirilen bir tür veri depolama çözümü olarak karşımıza çıktılar. Bu sayede kayıtlar merkezi bir makam tarafından çeşitli düğümlere iletilmez, bunun yerine bağımsız olarak her düğüm kendisi tarafından oluşturulur ve tutulur. Yani, ağdaki her bir düğüm, her bir eylemi işleyerek, kendi sonuçlarına varır ve daha sonra bu sonuçları bir consensus (fikir birliği – mutabakat) sağlama açısından tartışır ve bir sonuç ortaya çıkarır. DLT’nin en önemli özelliği ise merkezsiz bir sistem olduğu için işlem onaylandıktan sonra herhangi bilgisayarda bu veri bilgisi silinse bile diğer bilgisayarlardaki kopyalama sayesinde bilgiler kaybolmaz. Yani aynı bilginin bir kopyası o ağda yer alan diğer kişilerde de mevcuttur.
Aslında bu sistemle akıllı sözleşmelerin önü de açılmış bulunmaktadır. Ortaya çıkan tercihler neticesinde resmi bir belgenin şekillenmesi ve daha önce varılan mutabakatlar neticesinde veriler en doğru şekilde kümelenerek karşısındaki kişi için en mantıklı sonuçlar öne sürebilecektir.


Bir Avrupa ülkesi olan Malta, DLT konusunda ciddi adımlar atarak 2018 yılında bu konu ile ilgili ilk defa yasal zemini oluşturmak adına ülke çapında girişimde bulunmuştur. Özellikle ticari anlamda sağladığı avantajlar ve vergi muafiyetleri ile ticaret hacminin gelişmesi için oldukça önemli adımlar atmıştır. Malta, dağıtık hesap defterleri olarak adlandırılan sistem için üç farklı kanun çıkararak adaptasyon ve entegre sürecini en sağlıklı şekilde yürütmeyi hedeflemiştir.


Malta’nın Teşvik Amaçlı Yürürlüğe Koyduğu Kanunlar


Söz konusu kanunlar şunlardır:


1. Malta Dijital İnovasyon Kurumu Kanunu (“MDIAA”): Akıllı sözleşme yaratma süreçlerinin düzenlenmesi ve dokümantasyonun sağlanması amaçlanmaktadır.


2. Yenilikçi Teknoloji Düzenlemeleri ve Hizmetleri Kanunu (“ITASA”): Teknoloji anlaşmaları için bir kayıt ve belgelendirme mekanizmasının kurulmasını kapsamaktadır.


3. Sanal Finansal Varlıklar Kanunu (“VFAA”): Kripto para birimlerine yönelik bir finansal araç testi belirler ve söz konusu kripto paraların yürürlükteki Malta ve/veya AB yönetmeliği kapsamına girip girmediğinin denetlenmesi ve buna bağlı olarak DLT varlıklarının bir finansal araç veya e-para olarak sınıflandırılmasını amaçlamaktadır.


MDIAA, Malta Dijital İnovasyon Kurumu´nun kuruluşunu, görev ve yetkilerini düzenlerken; ITASA, teknoloji hizmet sağlayıcılarını (sistem yöneticileri ve denetçileri) ve teknoloji düzenlemelerinin tasdik işlemlerini düzenlemektedir. VFAA ise, DLT varlıklarının sınıflandırılmasını, hangi hukuki zeminde hangi lisanslar ile teminat altına alınacağını kesin ve açık bir üslupla belirlemektedir.


Malta devleti gerekli yasal koşulları oluşturarak ülkeyi, bu alanda faaliyet yürütmek isteyen girişimciler için bir cazibe merkezi haline getirmeyi amaçlamaktadır.


Malta devleti teşvik amaçlı bir dizi paketler ve kanunlar yayımlayarak DLT tabanlı platformları oluşturanlar tarafından yapılacak başvurularla Malta’da meydana gelen bir gelişmenin bastırılmamasını ve bu sayede girişimlerini yasal ve teknik incelemeye tabi tutmaya davet etmektedir. Sistem denetçilerinin Malta’da fiilen bulunması gerekmemektedir ve Malta’da yerleşik aracılar üzerinden faaliyet gösterebilmektedirler. Yani Malta, DLT tabanlı projeleri kapsayan yasal çerçeveye yardım sağlama konusunda ilgisi bulunan herkese kapılarını açmış bulunmaktadır.


DLT varlıkları bağlamında, en büyük problemlerinden biri olarak karşımıza çıkan, varlıkların belirli bir hukuki zemine oturtulamaması ve varlığın kaderinin bir bakıma muallakta bırakılması sonucunu doğuran sınıflandırma problemidir. Bu sorun Finansal Araçlar Testi (finanial instrument test) ile açıklığa kavuşturulmuştur. Bu kapsamda, DLT varlıkları; (i) sanal token, (ii) finansal araçlar, (iii) elektronik para ve (iv) sanal finansal araçlar olarak sınıflandırılmıştır.


VFAA ile ilgili düzenlemelerin çıkarılması ve bu düzenlemelerin uygulanması, MFSA’ya bırakılmış olup hizmet sağlayıcıları, örneğin ICO´sunu Malta´da çıkarmak isteyen bir kişi, hazırlamış olduğu ayrıntılı iş planı ve seçmiş olduğu temsilci (VFA Agent) vasıtasıyla MFSA ile direkt masaya oturabilecek, DLT varlığının hangi sınıfa dahil olduğunu Finansal Araçlar Testi kapsamında ve MFSA’nın yazılı görüşü ile tespit edebilecek ve uygun lisans başvurularını gerçekleştirebilecektir.


Peki VFAA kapsamına hangi tür kripto paralar girecektir? Bu soruyu; kriptodan kriptoya borsalar şeklinde cevaplandırabiliriz.


Malta hükümeti, VFA Hizmet Sağlayıcılarına yönelik 1-4 arası farklı lisans kategorileri belirlemiştir. Bu kategorizasyondan bahsedecek olursak;


1. sınıf kategoride bulunanlar: Emir alma ve iletme (yönlendirme) ve/veya bir ya da daha fazla sanal finansal varlıkla ilgili yatırım tavsiyesinde bulunma yetkilerine sahip olmaktadır. Sadece bu kategoride yer alan kişiler, müşterilerin parasını bulundurabilme veya kontrol edebilme imkanına sahip değildir. (gerekli sermaye miktarı: 50.000 Euro veya 25.000 Euro ve Mesleki Sorumluluk Sigortası Teminatı bulundurmak gerekmektedir),


2. sınıf kategoride bulunanlar: VFA hizmeti verme yetkisi bulunan, ancak bir VFA Borsası işletme veya kendi adına işlem yapma yetkisi bulunmayan lisans sahipleri bu kategoride yer almaktadır. (gerekli sermaye miktarı: 125.000 Euro),


3. sınıf kategoride bulunanlar: VFA hizmeti verme yetkisi bulunan, ancak bir VFA Borsası işletme yetkisi bulunmayan lisans sahipleri yer almaktadır. (gerekli sermaye miktarı: 730.000 Euro),


4. sınıf kategoride bulunanlar: Herhangi bir VFA hizmeti verme yetkisi bulunan lisans sahipleri bulunmaktadır (gerekli sermaye miktarı: 730.000 Euro).


Token ve ICO Nedir?


Yukarıda bahsedilenlere istinaden, ICO ve Token’in açıklanmasında fayda vardır.


Token; temel olarak bir servis – yani platform veya uygulama gibi – kapsamında yaratılıp sunulan ve o servisin tüm işlevlerinin yerine getirilmesinde kullanılan dijital bir varlık türü olarak tanımlanabilir. Bitcoin, Ether gibi kripto-para birimleri birer “token”dir. Ancak her token bir kripto-para birimi olmak zorunda değildir.
ICO kavramına gelecek olursak; öncelikle bir girişimin finansman desteği elde edebilmek için önünde bir takım seçenekler bulunmaktadır. Bunlar; arkadaş ve aile gibi çevreden destek talepleri, kredi alımı, hisse satışı ve ön satış/sipariş olarak sınıflandırılabilmektedir. İşte ICO ise, özellikle Blockchain tabanlı projeler için, bu geleneksel yöntemlerin dışına çıkıp talep eden katılımcılara proje ile ilgili oluşturulan token yapısının ön satışını yaparak proje kapsamında sunulacak servisi daha uygun fiyatlarla kullanmalarını ve/veya gelecekteki gelir modeline ortak olmalarına ön ayak oluşturmaktadır.


Peki, bir ICO çalıştırabilmek için nelere ihtiyaç duyulur?a) ICO’yu yürütebilmek için bir şirket gibi tüzel kişilik kurmak,b) Söz konusu kişinin lisanslı bir VFA Aracısı olması şartıyla, Malta garantili bir avukattan, sunulan tokenin bir finansal araç olmadığını belirten yasal görüş almak,c) VFAA’nın İlk Eki ile uyumlu bir resmi rapor hazırlamak,d) Bir Sistem Denetçisi, VFA Aracısı, Emanetçi, Finansal Denetçi ve Kara Para Aklama Bildirim Görevlisi atamak,e) ICO’yu VFAA ve ilgili yükümlülüklere uygun olarak yürütmek.


MDIAA ve ITASA Kanunlarının Getirdiği Yenilikler Nelerdir?


MDIAA ile Malta Dijital İnovasyon Kurumu’nun düzeni ve yapısı ele alınırken, ITASA ile teknik gereksinimler ve sistem denetçilerinin düzeni ele alınmıştır. MDIAA teknik destek sağlama adına diğer kurum ve kuruluşların (Malta Oyun Kurumu ve Malta İletişim Kurumu gibi) ihtiyacını karşılamaya yönelik faaliyetler gerçekleştirecektir. Blokchain teknolojisi ile ilgili üretim gerçekleştirilirken MDIAA’ya üye zorunluluğu getirilmemiştir aksine gönüllülük esası benimsenmiştir. Ama resmi ve yasal onay makamı görevi gördüğünden en azından güven anlamında girişimcilerin, girişimlerini kurumun denetimine ve onayına sunmaları faydalı olacaktır.


Denetim süreci ise MDIA tarafından onaylanmış üçüncü şahıs sistem denetçileri tarafından yürütülecektir. Sistem denetçileri, Malta’da bulunabileceği gibi, bir başka AB ülkesi içerisinde de bulunabilir.


ITASA kanunu kapsamında onaylanmış bir teknoloji anlaşmasının söz konusu olabilmesi için taraf kişi açısından şu gereksinimlerin mevcut olması gerekmektedir: Zorunlu olmamak kaydıyla DLT’nin tasarlanması ve sunulmasında kullanılan yazılımlar ve tasarımlar.Örneğin; şifreleme teknolojisine sahip, dağıtık, merkezi olmayan, paylaşımlı veya çoğaltılmış defter kullanan kişiler veya akıllı sözleşmeler ile ilgili başvuru yapanlar.


Av. Oğuz Kara – Jonathan Galea

(kara@oguzkara.av.tr)

Languages »