İnternet Ortamında Marka İhlali

İnternet Ortamında Marka İhlali

Marka, kişinin mallarının veya hizmetlerinin diğerlerinden ayırt edilmesini sağlamaktadır.


Marka, sözcükler, şekiller, renkler, harfler, sayılar, sesler ve malların veya ambalajlarının biçimi olmak üzere her tür işaretten oluşabilir.


Bir malın ya da hizmetin kime ait olduğu marka sayesinde rahatlıkla anlaşılabilir ve marka sahipleri de bu hakkın sağladığı korumadan yararlanır.


Marka hakkı fikri mülkiyet konusu bir hak olup, tescil ile varlık kazanır. Marka tescili, sahibine markayı tek başına kullanma hakkı ve izinsiz kullanılmasını önleme yetkisi verir.


Marka hakkı birçok ortamda ihlale konu olurken, özellikle internet ortamındaki ihlaller yaygınlaşmaktadır. Bu yazımda internet ortamında marka ihlalini konu almak istiyorum.


6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (“Kanun”) amaçlarından biri “marka hakkının korunması” olup, Kanun, marka hakkının ihlalinde uygulanaca hukuki ve cezai yaptırımları da kapsamaktadır.


Kanun’un 7. maddesinin 3/d fıkrası marka hakkının internet ortamındaki ihlalini konu almaktadır. Bu madde göz önüne alındığında; ortada tescil edilmiş bir marka olması halinde, hak sahibi markasının kullanımına ilişkin herhangi bir şekilde izin vermemiş ise, markasını izinsiz kullanan kişinin eylemi ihlal olarak değerlendirilebilecektir.


Ortada ihlal olması için marka işaretini kullanan kişinin (i) “işaretin kullanımına ilişkin hakkı ya da h

aklı bir bağlantısı” olmamalıdır ve (ii) bu kullanım “ticari etki yaratacak şekilde” olmalıdır.


Bu ne demektir? Örneklerle (sınırlamaksızın) açıklayalım; marka hakkı X kişisine devredilmişse veya belli bir süre için X kişisinin kullanımına sunulmuşsa ve süre hala bitmemişse veyahut X kişisi o markayı acente olduğu ya da bayi olduğu için kullanıyorsa ortada ihlal yoktur diyebiliriz.


Ticari etki ise şu şekilde detaylandırılmaktadır: X kişisinin, tescilli markaya ilişkin işareti, ticari etki yaratacak biçimde “alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde” kullanması gerekmektedir.


Diyelim ki: X kişisi, haksız bir şekilde, ticari kazanç elde etmek amacıyla, başkasına ait markayı kullanıyor. Bu durumda mahkemeden aşağıdakiler talep edilebilecektir:


a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti,

b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi,

c) Tecavüz fiillerinin durdurulması,

ç) Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini,

d) Tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde el konulması,

e) El konulan ürün, cihaz ve makineler üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması,

f) Tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması, özellikle masraflar tecavüz edene ait olmak üzere el konulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya sınai mülkiyet haklarına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhası,

g) Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi.


Bu talepler, mahkemeden, somut olaya göre birlikte veya ayrı ayrı istenebilecektir.


Maddi tazminat: Hak sahibinin uğradığı maddi zarar, fiili kaybı ve yoksun kalınan kazancı kapsamaktadır. Hak ihlalinde maddi tazminat talep edildiği durumlarda aşağıdaki maddi tazminat talep opsiyonlarından biri seçilmelidir:


· Marka hakkı ihlali (rekabeti) olmasaydı hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelir,

· Marka hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç,

· Marka hakkına tecavüz edenin bu hakkı bir lisans sözleşmesi ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması hâlinde ödemesi lazım gereken lisans bedeli.


Yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında, özellikle marka hakkının ekonomik önemi veya tecavüz sırasında ihlal edilen hakka ilişkin lisansların sayısı, süresi ve çeşidi, ihlalin nitelik ve boyutu gibi etkenler göz önünde tutulmaktadır.


Manevi tazminat: Maddi zarar yanında manevi tazminat da istenebileceğini belirtmiştik. Tescilli marka hakkına konu ürün veya hizmetlerin, tecavüz eden tarafından kötü şekilde kullanılması veya üretilmesi, bu şekilde üretilen ürünlerin temin edilmesi yahut uygun olmayan bir tarzda piyasaya sürülmesi sonucunda hak sahibinin itibarı zarara uğrarsa, bu nedenle ayrıca tazminat istenebilecektir.


Ceza şikayeti: Hakkı ihlal edilen kişi, ayrıca savcılığa da başvurabilir. Zira, Kanun’un 30. maddesi;
“Başkasına ait marka hakkına iktibas veya iltibas suretiyle tecavüz ederek mal üreten veya hizmet sunan, satışa arz eden veya satan, ithal ya da ihraç eden, ticari amaçla satın alan, bulunduran, nakleden veya depolayan kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.”
şeklinde hüküm kurmaktadır.


Av. Oğuz Kara (kara@oguzkara.av.tr)

Languages »