Hayvanları Koruma Kanunu

Hayvanları Koruma Kanunu

Hayvanları Koruma Kanunu ile Türk Ceza Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (“Kanun Değişikliği”) 14.07.2021 Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Bu makalemizde Kanun Değişikliği çerçevesinde hayvan hakları temelli bilgilendirmeler yer alacaktır.

I. Genel Olarak

24.06.2004 tarihinde kabul edilen 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu (“Kanun”), bu alanda çok önemli bir fonksiyonicra etmiş olsa da gelişen ve daha da bilinçlenen toplum sonucunda ortaya çıkan yeni durumlar ve anlayışlar Kanun’un gözden geçirilmesi ve güncel koşullara uyarlanmasını gerektirmiştir.

Toplumsal yaşamın vazgeçilmez paydaşı olarak hayvanların karşılaştığı zorlukların tespit edilmesi ve hayvanların korunması için geliştirilebilecek çözüm önerilerinin tartışılması amacıyla 20.02.2019 tarihinde kurulan Hayvanların Haklarının Korunması ile Hayvanlara Eziyet ve Kötü Muamelelerin Önlenmesi İçin Alınması Gereken Tedbirlerin Belirlenmesi Meclis Araştırması Komisyonu, toplumsal taleplere duyarlılık ve geniş katılımcılık ilkeleri temelinde kapsamlı çalışmalar yapmış, konunun paydaşları olan yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları, veterinerler, üniversiteler ve hukukçularla toplantılar düzenlemiş ve hazırlanan rapor, 16.01.2020 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülmüştür. Bu önemli raporun çıktıları, Kanun Değişikliği çalışmasına ışık tutmuş ve yol göstermiştir.
Kanun Değişikliği ile hayvan bakım evlerinin yalnızca Tarım ve Orman Bakanlığının izniyle kurulabilmesi, yerel yönetimlerin hayvan hastaneleri kurabilmesi, kedi ve köpek sahiplerinin hayvanlarını kayıt altına aldırmakla yükümlü kılınması, ev hayvanı satış yerlerinde kedi ve köpek bulundurulamaması, Tarım ve Orman Bakanlığının tehlikeli hayvanları belirlemekle yetkilendirilmesi, tehlikeli hayvanları sahiplenme, barındırma ve beslemenin yasaklanması, hayvanlara işkence yapma, acımasız ve zalimce davranma, terk etme eylemlerinin hayvanlarla ilgili yasaklar kapsamına alınması, hayvanların korunmasının desteklenmesi için Tarım ve Orman Bakanlığına ya da yerel yönetimlere bağış yapılabilmesi, Hayvanları Koruma Kanunu hükümlerine aykırı davrananlara verilen idari para cezalarının arttırılması, evcil hayvanını öldürme, evcil hayvana işkence etme veya zalimce davranma, hayvanla cinsel ilişkide bulunma, hayvanları dövüştürme eylemlerinin suç haline getirilmesi ve hapis cezasıyla cezalandırılması, sahipsiz veya tehlikeli hayvanların bakımı ve rehabilitasyonu için belediyelerin bakımevleri kurmakla sorumlu olması, kara ve su sirkleri ile yunus parklarının kurulmasının yasaklanması öngörülmektedir.

II. Getirilen Yenilikler

Kanun Değişikliği’nin 1.maddesi Kanun’un 3. maddesinde yer alan “süs” ifadesinin etik değerler sebebi ile madde metninden kaldırıldığını düzenlemektedir. Fıkranın (ı) bendinde yer alan ev hayvanı tanımına gerçek kişiler yanında tüzel kişilerin sahipliğinde bulunan hayvanlar da dahil edilmek suretiyle kapsam genişletilmektedir. Aynı madde metninde belediyeler tarafından Tarım ve Orman Bakanlığından izin alınmak suretiyle hayvan bakımevleri kurulması öngörülmüştür. Bu bakımevlerinde rehabilitasyon başta olmak üzere parazitle mücadele, aşılama, kısırlaştırma ve dijital kimliklendirme gibi çeşitli hizmetler sunulması planlanmaktadır.

Kanun Değişikliği’nin 2.maddesi ile kedi ve köpek sahipleri -yöntemlerine ilişkin usul ve esasları Tarım ve Orman Bakanlığınca belirlenmek üzere- hayvanlarını dijital kimlik vasıtası ile kayıt altına alması zorunluluğu getirildi. Buna görekedi ve köpek sahipleri 31.12.2022 tarihine kadar dijital kimlikleştirme işlemlerini tamamlamak zorundadır.
Kanun Değişikliği’nin 4.maddesi kedi ve köpeklerin ev hayvanı satış yerlerinde bulundurulmasının hayvan sağlığı ve etolojisi bakımından uygun olmaması sebebiyle yasaklamaktadır. Ev hayvanı satış yerlerinde kedi ve köpeklere ilişkin katalog ve benzeri görsel bilgiler bulunacak; ilgililerin bunlardan seçtikleri kedi ve köpekler Tarım ve Orman Bakanlığınca izin verilen üretim yerlerinden teslim alınabilecektir. Ayrıca maddenin dördüncü fıkrasında yapılan ibare değişikliğiyle sadece anne ve yavruların korunmasına yönelik öngörülen tedbirler tüm hayvanları kapsayacak şekilde genişletilmektedir.

Kanun Değişikliği’nin 5.maddesi ile önemli kazanımlar elde edilmiştir. Maddenin (j) bendinde yer alan hayvanlara işkence yapmak fiili ile (a) bendinde yer alan acımasız ve zalimce muamelede bulunmak fiilleri, nitelikleri ve ağırlıkları dikkate alınarak belirtilen bentlerden çıkarılmak suretiyle (m) bendinde müstakil olarak düzenlenmektedir. Mevcut hâlde kabahat olarak yaptırıma tabi tutulan bu fiiller ile hayvanlarla cinsel ilişkide bulunmak fiili, Kanun Değişikliği ile suç kapsamına alınarak Kanuna eklenmesi öngörülen 28/A maddesinde adli yaptırıma tabi tutulmaktadır. Eklenen fıkralar aynen aşağıdaki gibidir:

“j) Hayvanlara cinsel saldırıda bulunmak veya tecavüz etmek.”“l) Bakanlıkça belirlenen tehlike arz eden hayvanları üretmek, sahiplenmek, sahiplendirmek, barındırmak, beslemek, takas etmek, sergilemek, hediye etmek ve bunların ülkemize girişini, satışını ve reklamını yapmak.”“m) Hayvanlara işkence yapmak veya acımasız ve zalimce muamelede bulunmak.n) Ev hayvanını terk etmek.”

Kanun Değişikliği’nin 8.maddesi ile, Kanun’un 19’uncu maddesi değiştirilmektedir. Maddenin birinci fıkrasında yapılan değişiklikle, fıkrada yer alan “ev ve süs” ibaresi çıkarılmak suretiyle herhangi bir sınırlama olmaksızın hayvan barınaklarında bulunan tüm hayvanlar için maddede öngörülen faaliyetleri yürüten yerel yönetimler ve ilgili diğer kurum ve kuruluşlar için teşvik veya mali destek sağlanması öngörülmektedir. Bu faaliyetler bakımevi, hastane, aşılama gibi hizmetleri içermektedir.

Kanun Değişikliği’nin 10.maddesi hayvanların daha iyi korunmasını temin etmek, hayvanlara karşı yapılan ihlallerle dahaetkin mücadele etmek ve caydırıcılığı sağlamak amacıyla maddede düzenlenen idari para cezaları önemli ölçüde artırılmaktadır. Bununla birlikte, ev hayvanı satış yerlerinde kedi ve köpek bulundurmak, hayvanları acı, ızdırap ya da zarar görecek şekilde, film ve benzeri işlerde kullanmak gibi bazı fiiller kabahat olarak düzenlenerek ilk kez idari yaptırıma tabi tutulmakta, ev hayvanını terk etmek, dijital kimliklendirme yükümlülüğüne aykırı davranmak gibi kabahat fiillerinin de kapsamı genişletilmektedir.

Ceza hukukunun temel ilkelerinden olan suç ve cezada kanunilik (belirlilik ve öngörülebilirlik), ölçülülük ve orantılılık ilkeleri ile cezanın caydırıcılığı dikkate alınarak, hayvanlara karşı gerçekleştirilen bazı fiiller “kabahat” kapsamından çıkarılıp “suç” olarak düzenlenmektedir.

Buna göre nesli yok olma tehlikesi altında olan bir hayvanı öldüren kişiye 1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası, bir hayvan neslini yok eden kişiye 5 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası, Bakanlığın uygun görüşü alınarak il hayvanları koruma kurullarından izin alınmak suretiyle düzenlenen folklorik amaca yönelik, şiddet içermeyen geleneksel gösteriler hariç hayvan dövüştüren kişiye 3 aydan 2 yıla kadar hapis veya adli para cezası, kurban kesimi gibi kanunî istisnalar ile tıbbî vebilimsel gerekçeler, gıda amacı, insan ve çevre sağlığına yönelen önlenemez tehditler dışında bir ev hayvanını veya evcil hayvanı kasten öldüren kişiye 6 aydan 4 yıla kadar hapis cezası verilecektir. Bir ev hayvanına veya evcil hayvana işkence eden veya acımasız ve zalimce muamelede bulunan kişiye 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezası ile hayvanlarla cinsel ilişkide bulunan kişiye 6 aydan 3 yıla kadar hapis ve 100 günden az olmamak üzere adli para cezası verilecektir.

Suçların birden fazla hayvana karşı aynı anda işlenmesi durumunda ve veteriner hekim, veteriner, sağlık teknisyeni, hayvan koruma gönüllüsü, hayvan koruma derneği üyeleri, hayvan koruma vakfı üyeleri veya hayvanlara bakmak yahut onları korumakla görevlendirilen kişiler tarafından işlenmesi durumunda verilecek ceza yarı oranında artırılacaktır.

Belirtmek gerekir ki, suçun konusunu oluşturan ev hayvanı ve evcil hayvan tespit edilirken Kanun’un 3’üncü maddesindeki tanımlar esas alınacaktır. Örneğin, yabani hayvan olmakla birlikte, ev, iş yeri veya arazide özel ilgi ve refakat amacıyla veya ilgili mevzuatı uyarınca verilen izinle muhafaza edilen, bakımı ve sorumluluğu sahiplerince üstlenilen papağan, geyik ve yaban keçisi gibi hayvanlar “ev hayvanı” olarak suçun konusu olabilecektir. Bunun gibi kedi veya köpek, sahipsiz bile olsa, insan tarafından kültüre alınmış bir tür olarak “evcil hayvan” sıfatıyla suçun konusu olabilecektir.

Sahibi tarafından işlenen suçlar da dahil olmak üzere bu maddede belirtilen suçların işlenmesi hâlinde soruşturma yapılması, Tarım ve Orman Bakanlığının il veya ilçe müdürlükleri tarafından Cumhuriyet başsavcılığına yazılı başvuruda bulunulmasına bağlanmakta ve bu başvuru muhakeme şartı olarak kabul edilmektedir. Ancak, suçüstü hâlinde soruşturma genel hükümlere göre yapılacaktır. Ayrıca öldürme, cinsel ilişkide bulunma, işkence etme veya acımasız ve zalimce muamelede bulunma ve dövüştürme suçlarının başka bir kişi tarafından sahipli hayvana karşı işlenmesi hâlinde, Tarım ve Orman Bakanlığı il ve ilçe müdürlüklerinin yanı sıra hayvan sahibinin şikâyeti üzerine de soruşturma yapılabileceği hükme bağlanmaktadır.

III. Tartışmalı Hususlar

Hayvan hakları savunucu dernekleri başta olmak üzere birçok hayvansever ilgili düzenlemenin bu haliyle oldukça yetersizolduğunu belirtmektedir. Eleştirilerin odak noktası hapis ve para cezalarının caydırıcılıktan uzak olduğu yönündedir. Aşağıda ilgili hususlar açıklanmaya çalışılacaktır.

Hapis cezası alt limitleri çok düşük sınırdan başlamaktadır. Uygulamada verilen cezaların alt sınırdan uygulandığı ve verilen hapis cezalarının çoğu kez para cezasına çevrilebildiği verisi göz önünde bulundurulduğunda hayvana işkence ya da tecavüz edenlerin fiili olarak cezaevinde yatması pek mümkün görünmemektedir. İlgili hapis cezaları para cezasına dönüşebilmekte ve böylece hedeflenen amaca ulaşmakta güçlük çekilmesi uzak olmayan bir ihtimaldir.

Öte yandan dijital kimlik alınmaması, ev hayvanının terki, bakım yükümlülüğüne uymama, hayvan satış yerlerinde kedi köpek bulundurma gibi yasaklanan fiillerin para cezaları 500 TL ile 2.000 TL arasında değişmektedir. Anılan rakamların yasaklanan fiilleri engelleme noktasında bir bariyer olup olmayacağı tartışmalıdır.

Buna ek olarak Kanun Değişikliği’ne göre hayvanlara eziyet ya da işkence edenleri yargı makamına şikâyet etme yetkisi tarım il/ilçe müdürlüklerine verilmiş durumdadır. Ancak belirli fıkralardaki durumların gerçekleşmesi halinde hayvan sahibinin de şikâyeti üzerine soruşturma yapılabilmesi eksiklik olarak görülmektedir.

Diğer yandan Kanun Değişikliği ile bir kişinin sahip olabileceği azami veya asgari evcil hayvan sayısı belirlenmemiştir. Kamuoyunda bilindiği üzere bazı ülkelerde bir kişinin evde sağlıklı bir şekilde besleyebileceği hayvan sayısında limit koyulduğu gibi hayvanların tek başına yaşamak zorunda kalmaması, sosyalleşme hakkına istinaden evde tek hayvan beslenmesinin de yasaklandığı ülkeler bulunmaktadır.

Kanun’da yer alan ve Kanun Değişikliğinde de aynı şekilde yer alan hayvanlarla cinsel ilişki ibaresi etik değerler bakımından tartışma konusu durumundadır. Zira cinsel ilişki ifadesi bir rızanın varlığını akla getirmektedir. Hayvan ile olan cinsel münasebette herhangi bir rızanın olmadığını açıklamak izahtan varestedir. Bir terminoloji sıkıntısı olduğu apaçık ilgili düzenlemenin hayvana tecavüz ya da hayvana cinsel taciz şeklinde değiştirilmesinin gerektiğini düşünüyoruz.

Av. Oğuz Kara (kara@oguzkara.av.tr)

Stj. Av. Zülküf Karadağ

Languages »